Son günlerde yaşanan Domuz gribi paniği tüm dünyada akıl almaz bir endişe ve paniğe sebep olmuş durumda. Domuz gribi şüphesi ile binlerce insan hastanelere başvurmakta, gribe yakalanmamak için proflaktik amaçla ilaçlar kullanmaya çalışmakta ve bize bulaşma zamanını panikle beklemekteyiz.
Domuz gribi ile ilk ürkütücü haberler Meksika’dan geldi. Çok sayıda kişinin kısa sürede ölümü ile birlikte domuz gribinin pandemi halinde tüm dünyaya sıçrama olasılığı ortaya çıktı. İnsanların sürekli olarak çeşitli şekillerde yer değiştirdikleri göz önüne alındığında domuz gribinin tüm dünyaya kısa sürede yayılması engellenemez bir risk gibi görünüyor aslında. Aynı şekilde, görülen ülkelerde de lokal tedbirlerin en yüksek alarm derecesinde hazır tutulması zorunlu. Bu nedenle domuz gribi vakası veya şüphesi durumunda her ülke kendi içinde salgını önlemek için okullar, toplu yaşanan yerler, ibadethaneler gibi merkezlerdeki toplantı ve organizasyonları belli olmayan tarihe kadar ettiler.
Aslında şu ana kadar ülkemizde domuz gribi ile ilgili saptanan ve açıklanan vaka yok, bu iyi haber… Önlemler almak dışında toplumsal paniğe çok imkan vermemek ve ihtiyatlı davranmak en uygun çözüm gibi görünüyor… Alınacak önlemlerin sıkı bir şekilde uygulanması gerekliliği ise su götürmez bir gerçek. Domuz gribi; grip virüsü de denilen influenza A virüsünün daha çok H1N1 tipi ile oluşuyor. Aslında insanlara bulaşmamasına rağmen mutasyona yani değişimlere uğradığı zaman domuz gribi virüsü insandan insana geçebilen ve ağır hastalığa neden olabilen yeni bir virüse dönüşebilmektedir. İnsandan insana geçebilme özelligini kazanan domuz gribi virusunun yeni bir virüsle oldugunu ve her yeni virüs türü için tedavi seçeneklerinin ve alternatiflerin de yeni baştan araştırılması ve çalışmalar yapılması gerektiğini düşünürsek tehlikenin boyutunu daha iyi değerlendirebiliriz.
Influenza A virüsünün domuz gribine neden olan H1N1 türü solunum yolu ile bulaşmaktadır. Domuz gribi virüsünü almış olan kişilerin hapşurma, öksürmeleri sonucunda solunum yolu ile havaya karışan domuz gribi virusleri ya karşıdaki insana doğrudan bulaşmakta, yada yine ortak yaşanılan mekanlarda, kullanılan aletler üzerinden dokunmakla kişiden kişiye gecmektedir. Titreme ile başlayan yüksek ateş, ileri derecede halsizlik, boğaz ağrısı, öksürük, şiddetli baş ve vücut ağrısı karakteristik belirtiler arasındadır. Bazen kusma ve ishal de olabilmektedir. Hastalık zatürre ve buna bağlı solunum yetmezliği ile hayatı tehdit edebilmektedir.
Hastanelerde, okullarda, ibadethanelerde, iş yerlerinde daha önce domuz gribine yakalanmış kişilerden solunum yolu ile bulaşan domuz gribi virüsleri; kapı kolu, musluklar, elektrik düğmeleri, telefonlar gibi herkesin en çok ortak kullandığı yerlerin yüzeyinde uzun süre canlı olarak kalabilmektedirler. Cevremizde domuz gribi nedeniyle etkilendiğini bildiğimiz veya bu konuda şüphenin oldugu kişiler olsa da olmasa da ortak yaşam alanlarında bu ve benzeri yüzeylere dokunduktan sonra ellerimizi mutlaka sabun veya dezenfektanla temizlemeliyiz. Bunun yanısıra şüpheli solunum yolu enfeksiyonu geçiren kişilerin çevremizde olabileceği düşüncesi ile solunum yolu ile domuz gribi bulaşmasını önlemek amaçlı olarak böyle kişilerden mümkün olduğu kadar uzak durulmalı ve maske takılarak korunmaya çalışılmalıdır. Ozellikle domuz gribi vakalarının olduğu veya domuz gribi şüphesinin bulunabileceği muhtemel ülkelerden veya bölgelerden gelecek yolculardan uzak durmaya çalışmak alınacak önlemlerdendir.
Cevremizde olan domuz gribi şüpheli kişileri ilgili sağlık kuruluşlarına bildirmemiz gerekmektedir. Bu; hastaların en uygun koşullarda tedavisinin sağlanmasının yanısıra domuz gribi ile enfekte kişilerin çevresine verebileceği olası sağlık zararını da minimumda tutmayı sağlayacaktır. Domuz gribinin bir aşısı henüz yoktur. Antiviral ajanlar tedavide kullanılabilir ve hastalığın bulgularında iyileşmeye neden olabilirler. Domuz gribine karşı iki çeşit antiviral ajan grubu kullanılmaktadır. Bunlardan birisi nöraminidaz inhibitörleri ve bir diğer grup da Adamantan grubu antivirallerdir.
